Cosmopolitan Dergisi Mayıs 2015 Röportajı

Cosmopolitan Dergisi Mayıs 2015 Röportajı

/

SORULAR

  1. Nasıl bir eğitim aldınız ?
    Eğitimime 5 yaşında İstanbul Belediye Konservatuvarına Batı Klasik Müzik tarzında birincilikle girerek başladım. Birkaç sene sonra Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarının da sınavlarını birincilikle kazanınca o konservatuvara geçtim. Konservatuvar süresince birçok orkestralarda görev yaptım. 1993 senesinde bir seneliğine Almanya Stuttgart’a yerleştim. 1994 senesi itibarı ile de beş sene Avusturya da hem yaşadım hem de eğitim aldım.
  2. Keman seçiminiz nasıl ya da neden dolayı oldu ?
    Kemana ben değil, annem ve çok yakın bir dostu tarafından yönlendirilerek başladım. Televizyon yada radyoda çalan herşeyi küçükken avaz avaz söylediğim için, iyi bir kulağım olduğunu anlayıp beni yönlendirdiler.
  3. Nasıl projelerin içinde bulundunuz şimdiye kadar ?
    Almanya ’da ”Kugeln des Sultan” adlı operette baş kemancılık yaptım ayrıca bir sene boyunca ”Ost Württembergishe Jugend Orchestra” sında da baş kemancılık yaptım. Dünyanın birçok ülkesinde de konserler verdim.
    Salzburg’da Salzburg Üniversite orkestrası ile çaldım. Mozarteum Orkestrası ile İtalya turnem oldu. Hindistan’da Mumbei Filarmoni orkestrasında baş kemancılık yaptım. Bir sene boyunca da İstanbul Opera ve Balesinde çalıştım.
    Populer anlamda da Sarah Brihtman , Barry White ,Jetro Tull ( Ian Anderson) ile sahne aldım.
  4. Geleceğe dönük projeleriniz neler ?
    Amerikalı ve Türk karışımı, İtalya ’da doğup birçok ülkelerde yaşayan bir melez sanatçı olarak bunu müziğime yansıtıyorum. İlk albümüm ”Nuh Tufanı” bir başlangıçtı. 2011 de gece hayatında yaşananlara tepki amacı ile çıkardığım ”Hot Love” isimli single, bestesi ve sözleri bana ait ingilizce bir parçaydı. Geçen sene de I Tunes ’da kendi bestem olan ”Orient Tango” çıktı. Şu anda 4+4 parçadan oluşan bir Maxi Single üzerinde çalışıyorum. Neredeyse bitmek üzere.
    Ben bir performans sanatçısıyım ve sahnede canlı orkestra ile sahne aldığımda kendimi kaybediyorum. Projelerimi de bu doğrultuda çiziyorum. Son albümümde de batı ile doğunun çok güzel sentezleri var. Şunun hep altını çiziyorum. Ben sahnede eğlendiğim için beni seyredenlerin de sahnede olduğum süre içinde gerçek hayatı unutup mutlu olmalarını istiyorum. O yüzden bazı kalıpları kırmak benim görevim. Keman çalarak Türkiye’de bir şey olunmaz diyenlere yaptığım işlerle çok güzel cevabımı verdiğimi düşünüyorum. Benim atmış olduğum bu cesur adımla şimdi birçok keman çalan kızlarımız, erkeklerimiz doğdu, ne mutlu Şimdi de çıkacak albümle yeni bir cesaret örneği göstereceğim. İsteyenler parçaları enstrümental isteyenler de benim sesimden dinleyebilecekler .Bu da önümde ki projemin ikinci adımı olacak.
    Amacım Klasik Müzik parçaları çalabilen, Türk klasiklerini kendi yorumu ile çalabilen, sahne showlarında keman çalarken aynı anda koreografi ile dans eden ve aynı zamanda yeri geldiğinde şarkı söyleyebilen, doğu ve batıya köprü kuran Anderson markasını daha büyük sahnelere taşımak.
  5. Sanatçı olmanın artılarından ve eksilerinden bahsedebilir misiniz ?
    Biz sanatçıların normal insanlar gibi monoton bir hayatı maalesef olamıyor. Gün içerisinde sürekli yaratmak, çalışmak zorunda olduğumuzdan gel-gitlerimiz de ona göre oluyor. İki gün çalışmasak önce ”ohh gel keyfim gel” desek de içimiz de hep bir vicdan azabı hissediyoruz. Sahnede olduğumuzda, çaldığımızda veya söylediğimizde veya bestelediğimizde bizden mutlu hiç kimse yok.
    Topluma kendinizi yenilikçi bir sanatçı olarak kabul ettirmek büyük başarı. Elbetteki bunun da bedelleri oluyor. Sadece düşünmekle ve istemekle ilerleyemiyorsunuz. Bunun dışında en ufak detayı bile kendiniz düşünmek zorundasınız. Çünkü ortaya çıkacak şey sizin markanız. Çok büyük sorumluluk. Çoğu zaman yorulduğunuzu hissediyorsunuz ama öyle bir güç hissediyorsunuz ki içinizde çalışmayı hiç bırakmıyorsunuz. Türkiye’de sanat Avrupa’ya göre çok daha yeni olduğundan ve toplum bilinci daha geri olduğundan gerçek sanatçıların anlaşılması çok daha zor. Benim için en mutluluk vericisi Türkiye’nin hangi ilinde olursam olayım sahne sonrasında seyircilerin büyülenip tekrar beni çağırmaları. Demek ki ülkemiz aslında her türlü müziği iyi yapıldığında anlar ve sever. Bunu unutmamak ve unutturmamak lazım.
  6. Klasik bir gününüz nasıl geçiyor? Günde kaç saat çalışma yapmanız gerekiyor ?
    Klasik bir günüm sabah uyandıktan sonra gazete, dergi ve internetteki haberlere göz gezdirmek, kahvaltımı yapmakla başlar. Daha sonra ya spora giderim ya da kemanımı çalışmaya başlarım. En az iki saat çalışmadan sonra evle ilgili yapılacaklar varsa halledip, arkadaşım ya da arkadaşlarımla buluşurum. Zekeriyaköy tarafı çok kalabalık olmadığından her yere kısa sürede ulaşabiliyorsunuz. Saat 16.00 gibi evde olurum.Yine bir veya iki saatimi işime harcadıktan sonra akşam yemeğimi yer ve vaktimi evimde harcarım. Yani dışarıdan bakıldığında bayağı sıradan bir gün
  7. Son dönemde sizin gibi sanatçıların farklı ülkelerde de daha aktif olarak piyasada olduklarını görebiliyoruz. Sanatınızı popüler kültüre karşı ayakta tutmak ve belki de teknoloji ile daha da güçlü durmak adına neler yapıyorsunuz ?
    Çağa ayak uydurarak, ürettiğimiz veya yorumladığımız sanatı daha da dinlenebilir, yayılır hale getirmekle zaten popüler kültüre az da olsa girmiş oluyoruz. Çünkü zamanımız artık teknoloji zamanı ve herşey hızlıca tüketilmeye çoktan başlandı. Mesela cd’den müzik dinlemek, fotoğraf albümleri yavaş yavaş yok oluyor. Şu anda dünyada bir çok keman çalan, konser veren sanatçılar var. Acaba kaçının yaptıkları hatırlanacak? Sanatçı istediği kadar teknolojinin artılarını kullansın, sahnede atlasın zıplasın eğer yaptığı işi seyirciye geçiremiyorsa, yenilikçi değilse belli bir dönem sonra yok olacaktır.
    Yenilikçi olmak adına müzikle ilgili hep fikirler üretiyorum. Çıkacak olan maxi singledaki alt yapıların genel anlamda nasıl olması gerektiği, neyi duymak istediğim, sahneye taşırsam nelerin olmasını istediğim, hatta sahnedeki düzen bile şu an kafamda yazılı.
    Gelelim sahne showuna. Şu an için sahnede lazer showundan, dansçılarıma, ışık oyunlarından, müziğimin içindeki teknolojik triklere kadar hepsine hakimim.
  8. 8- Kemana ilgi duyan herkes başlayabilir mi ? Yoksa minimumda sahip olunması gereken özellikler var mı ? Neler ?
    Elbette müzik kulağının olması şart. Müzik kulağı olmayan bir çocuğa istediğiniz kadar her hangi bir enstrümanı verin sadece oyuncaktan öteye geçemeyecektir. Ayrıca her enstrümanda dudak yapısı olsun, parmak şekli olsun sahip olunması gereken özellikler var. Bu iki unsurda çocukta varsa o zaman başlanılabilinir.
    Bunun dışında gelelim yetişkinlere. Bence içinde ukte kalmış herkesin hangi enstrümanı çalmak istiyorlarsa hayatlarında muhakkak denemeleri lazım
  9. Sizi nerelerde izleyebilir- dinleyebiliriz ?
    Mayıs ayından itibaren her ay bir kere Mardan Palace Otelinde sahne alacağım. Onun dışında birkaç festivalle anlaşma yaptık. Ayrıca da özel Eventlar’da sahne alıyorum.

Kısa kısa 5 soru & 5 cevap

  1. Kendinizi en iyi hissettiğiniz yer neresidir ?
    Denizin üstü
  2. En kıymetli aksesuarınız nedir ?
    Aksesuar ve takı da verilen kıymet para ile değildir. Hatırası olan her aksesuar benim için en kıymetlidir.
  3. Çantanızın olmazsa olmazı nedir ?
    Cüzdan, kalem, ruj, not defterim, anahtar, cep telefonu ve şarjı.
  4. Sizin için teknolojinin lütfu hangisi ?
    İnternet
  5. Kendinize son olarak ne aldınız ?
    Kendime en son Stuttgart’tan iki tane kot pantolon aldım.

 

Categories : Basından