Biyografi

Canan Anderson Kemanı İle Dünyayı Fethediyor

Türkiye’nin en sevilen keman sanatçısı olan Canan Anderson, İtalya’nın Vicenza kentinde dünyaya geldi.

Annesi Türk, babası Amerikalı olan Canan’ın müziğe yeteneğini annesinin bir arkadaşı keşfetti. İlk konserini 6 yaşında veren sanatçının, çocukluk ve ergenlik yılları günde en az 7–8 saat keman çalışarak geçti. Daha sonra Mimar Sinan Üniversitesi’nde müzik eğitimini tamamladı ve bu süreci yurt içi ve yurt dışındaki zorlu çalışmalar takip etti. 1993’te Avusturya’ya yerleşti. 1994’te de dünyada ilk kez gösterime giren “Kugeln des Sultan” adlı eserde başkemancı olarak sahneye çıktı. Salzburg Üniversite Orkestrası, Bombay Senfoni Orkestrası, Mozarteum Orkestrası ve sayısız farklı deneyim kazandıran çalışmalarda yer aldı. İstanbul’a geri dönüşünde önemli eğlence mekânlarında yaptığı programlar birbirini takip etti. 2008 yılında kendi bestelerinin yer aldığı ilk albümü olan Nuh Tufanı’nı yayınladı.

Canan Anderson, müziğe ve kemanına karşı tutkusunu “Ben gerçekten de kemanımla bir aşk yaşıyorum.

Keman çalmaya başladığım andan itibaren dünyadan kopuyorum; bambaşka bir boyutta, kemanım, ben ve yaptığım müzikle baş başa kalıyoruz. Rüya gibi, masal gibi bir şeydir bu.” şeklinde tarif etmektedir. Otoriteler, Canan Anderson’ın sahip olduğu kültürel sentezi, eserlerine ve şovlarına yansıtarak muhteşem başyapıtlar ortaya çıkarttığı görüşünde birleşmektedir. Canan Anderson iki millete birden ait olmaktan ötürü hissettiklerini söyle açıklamaktadır; “Türk bir anne ile Amerikalı bir babanın kızıyım. Babam Amerikalı olduğu için Amerikan vatandaşıyım. Ama bu toprakların kültürü ile yoğrulmuş birisi olarak, bir Atatürk kızıyım.” Türkiye’ye dönüşünü ve Türkiye’nin müzikal zenginliğini değerlendirirken; dünyanın her yerinde keman çalabileceğini, ancak bir yere ait olmanın verdiği duyguyu hiçbir şeye değişmeyeceğini söylemektedir.
big_img
img_small